GPA Neden Önemlidir? (Çorba Tarifi Kıvamında Bölüm 1)​

GPA Neden Önemlidir? (Çorba Tarifi Kıvamında Bölüm 1)

 İnsanoğlu var olduğu süreden beri sürekli bir kategorize edilme veya seçim yapma/yapılma döngüsünün içinde olmuştur. Tanrı’dan tutun doğaya kadar sürekli bir şeyler tarafından sınanan insan, toplumda veya hayatta belli bir konum elde edebilmek için sürekli bir dizi hazırlık içerisindedir. Evrim Teorisi’nde buna Doğal Seleksiyon, dinlerde imtihan, Amerika’daki üniversite seçim sürecinde ise “college admissions process” deniyor; Türkçesiyle üniversite başvuru süreci”.

 

Amerika’daki en iyi ilk 100 üniversite sıralamasına giren tüm üniversitelerin birkaç nüans dışında öğrencilerden bekledikleri şeyler genelde çok tipiktir. Ayrıca, öğrenciler bu kendilerinden beklenenleri yerine getirdiklerinde, seçim süreci %99 oranında şaşmaz bir şekilde başarı ile sonuçlanır. Geçmiş 10 küsür senelik danışmanlık hayatımda bunun aksinin yaşandığını ise hiçbir zaman görmedim.

 

Bugün bu üniversite başvuru sürecini bir çorba tarifi gibi size anlatacağım; bu çorbayı çorba yapan şeyler nelerdir; neler bu çorbayı lezzetli yapar; neler bu çorbayı sarayçorbası kıvamına getirir gibi bilgileri size hap bilgi şeklinde aktarmaya çalışacağım. Biraz uzun bir yazı serisi olacak fakat iyi bir çorba nasıl yapılır mevzusunu çok iyi anlamanızı istiyorum.

 

GPA, Genel Not Ortalaması (9-11. Sınıf)

 

Genel not ortalaması çorbanın suyudur, ana maddesidir. Çorba nasıl susuz olmazsa, iyi bir GPA olmadan, iyi bir üniversiteye girilemez. Özellikle en iyi 50 okul listesine giren okullar, öğrencinin aldığı GPA konusunda çok hassastır; öğrencinin 9-11. sınıflarda aldığı herhangi bir kötü not öğrencinin aleyhine kullanılabilir. Bundan dolayı 9. sınıftan 11. sınıfa, hatta 12. sınıfın Ocak ayına kadar, öğrenciler ellerinden geldiği kadar yüksek notlar almalılar ve lise eğitimlerini en verimli şekilde tamamlamalıdırlar.

 

Özellikle pandemi sonrası SAT veya ACT sınavlarının birçok okul için tercihe bağlı hale gelmesi GPA puanının önemini daha da artırdı. Fakat şimdi ise derslerin kalitesinin ve seviyesinin yükselmesi söz konusu oldu. Çünkü bir öğrencinin GPA puanının yüksek olması sadece başarısını değil devamlılığını da gösteriyor. Yani bir öğrencinin 4.0 GPA puanını 4 sene arka arkaya yakalaması öğrenciyi, dersleri konusunda hassas olan; verilen görevi başarı ile yerine getiren; sebatkar ve azimli bir öğrenci pozisyonuna getiriyor. Bunlar her üniversitenin görmek istediği, hatta toplumun tamamının görmek istediği güzel kişilik özellikleri.

 

Derslerin Kalitesi/Zor Olması

 

Gelelim çorbaya atacağımız malzemelerin kalitesine. Bir çorbanın içinde kullanılan malzemeler ne kadar kaliteli olursa çorba da bir o kadar lezzetli olur. Derslerin kalitesi ve zorluk derecesi, biraz da bu analojiye uyan bir durumdur.

 

Amerikan okulları öğrencilerin ilgi alanlarına göre bazı derslerde derinleşmelerini sağlayabilmek için ana ve seçmeli derslerin bazılarının içeriğini zenginleştirmiş ve detaylandırmıştır. Yani bu ülkede bir veya birden fazla alanda uzmanlaşma daha lise çağında başlıyor. Mesela, bir öğrenci bilgisayar mühendisliği alanında uzmanlaşmak istiyorsa, bu derslerin honors (yüksek seviye) veya üniversite seviyesi versiyonları AP (Advance Placement) seviyesinde liselerde sunulmaktadır. (Örnek olarak: AP Computer Science, AP Computer Science Principles, AP Calculus vs.) Hatta bazı okullarda direkt üniversitede eğitim veren eğitimciler okula gelerek üniversite derslerini daha lisede vermektedir.

 

Öğrenciler bu dersleri aldıklarında ve başarı ile tamamladıklarında gidecekleri üniversitelere bu dersleri transfer edebilmektedirler. İlk 100’deki okulların olaya bakış açısı şudur: ‘‘Madem piyasada daha lisedeyken üniversite seviyesinde ders alabilen öğrenciler var ve bu derslerde başarılılar, o zaman neden onları okuluma almayayım?’’

 

Bu seçim sistemi üniversiteye üç büyük avantaj sağlıyor. Birincisi iyi ve akıllı öğrenciyi kampüslerine dahil ediyor ve her zaman üniversitelerini belli bir başarı seviyesinde tutuyorlar. İkincisi iyi öğrenciyi okuluna alarak, okuldan ayrılma oranları “drop-out rate” riskini en aza indiriyorlar çünkü ne kadar drop-out öğrenci olursa, üniversite de o kadar para kaybeder. Üçüncüsü ise iş gücüne sürekli en kaliteli elemanları sağlayarak sektördeki katma değeri yüksek pozisyonlara kendi öğrencilerinin girebilmesi için altyapı sağlıyorlar. Bu da üniversitenin prestijine prestij katarken kaliteli, bolca bağış yapan bir mezun kitlesi oluşturuyor. Aslında tam anlamıyla, kurdukları ekosistemi başarılı öğrencileri alarak devam ettiriyorlar.

 

Bu günlük GPA konusunu ele aldık. Bir sonraki yazımızda, çorbanın geri kalan malzemelerini incelemek üzere, hepiniz esenlikle kalın!

 

Robert Turk

Technoprep CEO

robert@technoprep.com

https://www.linkedin.com/in/robertdturk/

www.technoprep.com

Leave a Comment

Your email address will not be published.